Söze girmeden önce, eklemem gereken birkaç cümle var:
2009'da mezun oldum , 2 yıl oldu , geçen onca zaman bana tek bir şeyi gösterdi: "Memurluk gibisi yokmuş!"
Hemen öyle bakma bana kaşlarını çatıp! Memurluk diyorum, sabah 8 - akşam 5 diyorum, en az 1500 tl mayış diyorum. Hey, kime diyorum yaa? İki sene bak, hatta daha da fazla bir süre, devlet memurluğu denilen o hadiseye tiksintiyle bakıyor; "Benim amacım kariyer yapmak abi, devlette yükselemem ki!" diyor, 4A'ya veriyor veriştiriyordum. Akranlarım üniversitede haldır huldur iktisat, maliye, hukuk soruları çözerken ben sanki, genel not ortalaması çok iyiymiş gibi, ingilizce onun yanında birkaç tane daha yabancı dil biliyormuşum gibi, devleti köhne bir kurum, çalıştırdığı elemanlarını da salla başını al maaşını bir grup olarak belleyip; sadece sınavlarımı veriyor, ense yapıyordum. Bazen hızımı alamayıp hunharca cümleler bile kurduğum oluyordu : "Belki yüksek yapıp, üniversitede kalır, akademik kariyer yaparım." diyordum!
Eh başta da belirttiğim gibi mezun olduk .İş arama ritüelleri başladı. İş ilanlarındaki aranan niteliklerin hiçbirine uymuyordum bir kere. Ne kariyeriydi, ne hedefiydi? Ne hayaller kurmuştum oysa ki, mezun olunca bi iş bulacak, hemen genel müdür olup başarı öykümü kitaplaştıracak, über bi insan olacağıdım! Ama noldu? Bunların hiçbiri olmadı, şimdi psikoloğa gidiyorum, şizofreni teşhisi koyuldu. Şaka bi yana... Özel sektör insanın kanını emip bitiriyormuş, en kısa ve net açıklaması budur. Gözünün yaşına bakmıyorlar arkadaş. Bütün bunların sonucu olarak , kpss'ye meyil ettim ben de... Neticede ömür boyu bu işi yapamam. Kariyer yapamam diye ötelediğim , sözde köhne olduğunu iddia ettiğim devlet kurumuna girmek için afedersiniz ama, kıçını yırtan binlerce insanın varlığına 2009'da girip , tecrübe ettiğim kamu personeli seçme sınavında şahit olunca bi durdum, bi sendeledim, bi elimi yüzümü yıkadım, bi "Noluyoruz yav?!" dedim. Sonra kafamı ellerimin arasına alıp düşündüm. İki sene sürdü ama o ayrı. Şimdi bi dersaneye başladım. Altı ayın konusunu 16 saatte görünce sürmenaj oldu bende. Çıldırdım markette alışveriş yaparken dahi marjinal fayda hesaplar oldum. Tüketici dengemi kurmaya çalışıyorum. Sonuçta rasyonel insanım abi! Elbette ki , harcamalarımın minimizasyonunu, faydamın maksimizasyonunu düşünücem. Kendimden korkmaya başlıyorum bak.
Girdik KPSS sürecine ama neticeden umutsuz olduğumu düşünüyor bunu insanlarla paylaşmak istemiyorum. Misal aileme. Aslında söylesem mi lan? Desem ki " kpss zor anne, kazanamayabilirim. fazla umut bağlamayın!" . Evet, böyle dersem belki kazanamadığımda üzerime yüklenmezler. Tabii anlayacağınız üzre bu sorumluluk duygusu da bozuk olan ruhsal dengemi daha da bozmaya başladı şimdiden, sonum hayır olsun.
Yalnız KPSS süreci öyle hafife alınacak bir mevzuu değil arkadaşlar. Sabır, emek, kararlılık işi. Sadece manevi unsurlar girmiyor işin içine. Tabii maddi yönden de istikrarlı olucaksın. Ulan öyle bi paradoks ki paran olmadan kendini geliştiremiyor (kurstu vesairdi...) ; geliştiremeyince de güzel bir meslek sahibi olamıyorsun. Ee iyi paralar kazanabilmek için de (en azından standardın biraz üstünde.) iyi bi iş bulmak zorundasın. Akıl sır erdiremiyorum abi.
Memurluk iyi diyoruz ama işin bir de görünmeyen yüzü var. Yeni yeni düzenlemelere giriyor bu hükümet memurluğa olan talebi düşürmek için zaar... Misalen, 2008'den sonra memur olanların kıdem tazminatları kaldırılıyormuş... Şimdilerde gündemde olan mesai saatlerinin geriye çekilmesi haberleri var bir de. Şimdi yine de bütün bunlara rağmen memurluk iyidir diyebilir miyiz? Kurumsal bir şirkette belli bir noktaya gelebilmek için en az 5 yıllık bir deneyim ve ana dil gibi konuşulan bir ingilizceye gereksinimi var bir bireyin. E bunlara sahip olmayanların yapacağı en iyi yol, 4A kadrosuna geçiş yapmak. Yine bir kısır döngüye girdik. Her neyse...
Lafın özü, memurluk iyidir. Hatta candır
1 eyyorlama:
3'tür. kamunun özel sektöre göre marjinal faydası 3'tür.
Yorum Gönder